Obezite Nedir Obezite Belirtileri ve Hormon Etkisi

obez - obezite - kilo - diyet - zayıflama - beslenme - sağlık - sağlıklı beslenme - doğal beslenme - zayıflatan yiyecekler - kalori - yağ - fast food

ABD’de yetişkinlerin üçte birinin obez olması, İngiltere’de obezliğin son yirmi yılda üç katına çıkması, obezite tedavisine harcanan paranın dünya genelinde yaklaşık olarak 100 milyar dolar olduğunun düşünülmesi, obezitenin, Dünya Sağlık Örgütü tarafından en önemli on küresel sağlık probleminden biri olarak tanımlanmasına sebep olmuştur.
Obezitenin vücutta yarattığı ek sorunların başlı başına büyük sağlık problemleri olması, obez insanların ortalama yaşam ömrüne göre beş ile yirmi yıl arasında daha az yaşamalarına neden olur. Obezitenin getirdiği ek sağlık problemleri arasında yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şeker hastalığı, nefes darlığı gibi tehlike arz eden hastalıklar vardır. Bu hastalıkların her biri ayrı ayrı üzerinde önemle durulması gereken, tedavisinde maddi manevi büyük çaba gerektiren hastalıklardır.

Obezitenin nedenlerine bakıldığında genetik aktarım olarak ilginç bulgular vardır. Geçmişte büyük açlık çeken toplulukların torunlarının bugün açlıkla alakalı bir problemleri olmasa bile bünye olarak obeziteye yatkınlıkları olduğu saptanmıştır. Bilim adamları bu durumu, geçmişte yaşanan kıtlıkta atalarının hayatta kalmasına yardım edecek şekilde bünyelerinin adaptasyon yaşadığı, bu çerçevede gelişen genlerin bugünün açlık sıkıntısı çekmese de aldığı enerjiyi fazlaca depolayacak şekilde insanlara aktarıldığını düşünmektedir. Pima yerlileri ve Pasifik halkları bunlara örnek olarak sunulmuştur.

Bilim adamları ne kadar yemek yese de zayıf kalan bir fare üretmişlerdir. Bu deneyi “yiyorum yiyorum kilo alamıyorum” cümleleri kuran insanların nasıl zayıf kalabildiklerini anlamak için gerçekleştirmişlerdir. Zayıflık ve düşük yağ depolama oranıyla alakalı olan genler bazı hayvanlarda da bulunmuş ve zayıf kalmada insanlarda genetik ile aktarılan kodlamalar olduğu saptanmıştır. Bir çalışmada da obezler incelendiğinde, tıkanırcasına yeme davranışlarını sergilemeye sebep olan olan ortak bir gen tespit edilmiştir.

Obezitenin biyolojik sebeplerine bakıldığında, açlığı ve tokluğu yöneten homostatik sistemde bozukluklar saptanmıştır. Vücudumuzda açlık ve tokluk hislerine etki eden iki önemli hormon leptin ve grehlin hormonlarıdır. Leptin, yağ hücreleri tarafından alınır ve vücudumuza yeterince yağ aldığımızda leptin üretimi artar ve vücudumuz bize “doydun” der. Bazı obezite hastaları yeterince leptin üretemezler ve doygunluk hissini çok aşırı yemek yediklerinde yaşarlar. Yardım almadan yürüyemeyen bir hastaya leptin hormonu aşılanarak hasta tedavi olmuş ve zayıflamıştır.

Prader Willi sendromu olarak bilinen rahatsızlıkta görülen hormon bozukluğu ise yüksek grehlin seviyesidir. Grehlin mide tarafından üretilir ve vücudumuz bize “ben acıktım” der. Grehlin, öğünlerden önce artar ve yemek yedikten sonra düşer. Tıkanırcasına yeme davranışlarını bırakamayan, en üst seviye obezite yaşayan insanlarda yüksek grehlin seviyesi tespit edilmiştir. Prader Willi sendromunda hasta yeme isteğini bastıramaz, grehlin seviyeleri o kadar yüksektir ki o insanları yemekten alıkoymanız için yemekleri bir dolaba kitlemeniz gerekir.

Vücutta oluşan yağ hücrelerinin yok olmadığı, zayıfladığımızda sadece bu hücrelerin küçüldüğünü biliyoruz. Çocukluk döneminde, anneleri tarafından üzerine düşülen ve fazlaca beslenen çocuklarda oluşan yağ hücreleri yetişkinlik döneminde tehlikeli bir alt yapı olacaktır. Yetişkinlik yıllarında yanlış beslenme davranışları olursa çocukluk döneminde oluşan ve ergenlik döneminde küçülüp kendini unutturan yağ hücreleri tekrar büyüyecek ve obeziteye sebep olabilecektir.

Yemek yerken alınan haz bazı insanlar için bir sığınak olur. Aşırı stresli yaşamdan kaçışın bir göstergesi olur bazen yemek yeme. Sevdiğiniz bir yemeği yerken alınan haz seratonin salımını artırır ve mutluluk verir insana. Bu da yaşadığı stresten bir an olsun kaçmak isteyen insanların bir tür sığınağıdır. Bu stresten kaçış yöntemi süreğen bir hal aldığında ve yeme miktarı farkında olmadan arttıkça uzun vadede obezite beklenen bir tehlikedir. Obezitenin sebebi ve obezite tedavisi kişinin mutluluk seviyesiyle de alakalı bir durumdur.