Çocuklarda Tehlike Çanları

istismar - taciz - pedofili - şiddet - çoçuklar için riskli durumlar - tehlike çanları -

Bu çocuğa bi haller oldu, odasına kapanıyor çıkmıyor, pek bi sessizleşti, artık arkadaşlarıyla oynamıyor, sürekli ağlıyor ne istese ağlayarak yaptırıyor, okula gitmeyi hiç istemiyor, geçen sene çok başarılıydı bu sene ne olduysa?
Yine altını ıslatmaya başladı…

Çocukların ani davranış değişiklerini anlamak istiyorsak öncelikle kendimize bakmamız gerekiyor. Mutlu bir aile ve ev ortamınız varken aniden evde tartışmalar, problemler ortaya çıktıysa neler yaşıyor olabilirsiniz?

İş yerinizde problemleriniz olabilir mi ya da patronunuz değişmiş yeni gelen patrondan hiç memnun değil misiniz nedir ev ortamını aniden değiştiren sebepler? Aniden bazı arkadaşlarınız tarafından istemediğiniz muamelelere mi maruz kaldınız? Dışarıda yaşadığınız problemler ev ortamına da yansıyor değil mi? Ya da iş yerinde sözlü ya da sözsüz bazı iğrenç davranışlara, tacizlere maruz kalıyorsunuz bu size neler yaşatırdı, davranışlarınıza nasıl etki ederdi?

Çocuğunuz dört yaşlarında diyelim. Bu yaşlarda çoktan tuvalet alışkanlığını kazanmış, bez kullanmayı bırakmıştır çocuk. İhtiyacı olduğu anlarda gider ve kendi işini kendisi halleder. Bir gece altını ıslattığını fark ettiniz. Peki çocuğunuza ne oldu da tekrar altını ıslatmaya başladı. Hatta gün içerisinde altını ıslatma davranışını bile göstermeye başlamış olabilir. Çocuğunuza ne oldu?

Yoksa aileye yeni bir üye mi katıldı? Annesinin ilgisinin yeni bireye kaydığını, bu yeni küçük üyeyle annesinin ilgilendiği anlardan birinin kardeşinin altını değiştirme anları olduğunu gören çocuk, annesinin kendisiyle ilgilenmesi için bilerek altını ıslatıyor olabilir mi? Ya da ağladığı anlarda annesinin ve babasının kendisiyle daha çok ilgilendiğini keşfeden çocuk çok gereksiz sebeplerle ağlama davranışını mı sergiliyor?

Küçük kardeş geldiğinde çanlar büyük kardeş için çalacaktır. Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta her daim büyük çocuktan ilgilerini ve sevgilerini esirgememeleridir. Çocukluğun masumluğuyla gerçekleşen kıskançlık davranışlarını sabırla karşılamalı ve sevgilerinin ona karşı asla azalmadığını büyük kardeşe hissettirmelidirler.
Okulda gayet başarılı bir çocuğun zamanla öğretmenlerinin şikayet ettiği bir çocuğa dönüşmesi olayının altında yatan sebebi ararken ilk bakılması gereken yer aile ortamıdır. Ailede şiddet davranışları mı görünmeye başladı, çocuğa şiddet ya da çocuk okulda iken babası tarafından annesi şiddet görüyor mu, çocuk okuldayken annesi hakkında endişeleniyor mu? ilk bakılması gereken nokta burasıdır çünkü çocuk evde olmadığında annesinin korumasız olduğunu ona zarar gelebileceğini düşünerek okula, derslere odaklanamaz.

Aniden başarısız bir eğitim sürecine giren çocukta dikkat edilmesi gereken diğer nokta, çocuğun okulu değişti mi, öğretmeni değişti mi bunları sorgulamaktır. Sevecen bir öğretmen sonrası otoriter bir öğretmene geçişte çoğu öğrenci problem yaşamaktadır. Özellikle ilkokul öğrencileri için öğretmen okul sınırları içerisinde bir baba ya da anne gibi algılanır, öğretmen bir idoldür ve sevecen bir öğretmen ikinci bir anne babadır. Öğretmen değişimi sonucu çocuk sınıfta bulunduğu anlarda sudan çıkmış balık gibi olacaktır. Yeni öğretmenin tepkilerine alışması ya da önceki öğretmenden alıştığı ilgi ve sevecenliği bulamama durumlarında çocukta okula ve derslere karşı bir tedirginlik ve ilgisizlik oluşacaktır.

Okul ya da öğretmen değişiminde çanlar çocuklar için çalacaktır. Burada ebeveynlere düşen ilgisine alakasına güvendikleri bir öğretmen varsa ya da çocuk okulundan memnunsa mümkün olduğunca çocuğun gittiği okulun değiştirilmemesidir. İlk okulda çok başarılı olup ortaokulda aradığı öğretmen şefkatini bulamayan ya da ortaokulda çok başarılı olup liseye geçtiğinde alıştığı o öğretmen sevecenliğini bulamayan çocukların başarısızlığa uğramalarının en büyük sebeplerinden biri budur.

Bazı çocuklar okula heyecanla giderken aniden okuldan kaçmaya, bir bahane bulup okula gitmemeye çalışırlar. Bu davranışlar görüldüğünde çocuğun sınıf öğretmeniyle irtibat kurulmalıdır. Çocuğun okulda uğradığı şiddet var mı bunu öğrenmek gerekir. Bu şiddet sadece öğretmen tarafından uygulanan bir şiddet olmayabilir, çocuğun akranları tarafından zorbalığa maruz kalması da çocukta okula yönelik fobi oluşturacaktır. Bu açıdan okul çevresi çok önemlidir.

Okul çıkışında haraç topladığı için kendisinden birkaç yaş büyük çocuğu polise şikayet eden arkadaşımın, okul çıkışlarında şikayet ettiği çocuk bekliyor diye son derslerde okuldan kaçıp koşarak eve gittiği günleri hatırlıyorum. Aynı şekilde bu arkadaşım evden bilerek geç çıkıyor ilk derslere geç kalıyor ve bu şekilde okul önünde kendisini bekleyen tehlikeden kendini korumaya çalışıyordu. Çocuğun okulda uğradığı bir zorbalık var mı yok mu bunu araştırmak çocuğun ani davranış değişikliklerinde sorgulanması gereken bir konudur.

Eğlenceli, hareketli, güler yüzlü olmasına rağmen bazen çocukların aniden arkadaşlarından uzaklaştığı, neşesini kaybettiği hatta kimseyle iletişimde bulunmayıp kendi kabuğuna çekildikleri görünür. Bu davranış değişikliği uzun süre devam ettiğinde dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çocuklar bir şekilde cinsel istismara uğradıklarında kendilerini dış dünyaya kapatıp kendi kabuğuna çekilerek tehlikelerden korunmak isterler. Çevresindekilerle iletişimi keserler çünkü kendisine zarar gelmesinden korkarlar. Özellikle belli yaşa gelip bazı şeylerin farkında olan çocuklar ya da ergenliğe adım atmış bireyler cinsel istismara maruz kaldıklarında ve bunu bir şekilde dile getiremeyip kendilerini kurtaramadıklarında çareyi insanlar izole olmakta bulurlar.

Aniden kendi kabuğuna çekilen, insanlarla iletişimi koparan, samimi arkadaşlarını dahi kaybeden çocuklara özellikle dikkat edilmesi gerekir. Çünkü istismara maruz kalan çocuk yaşayabileceği en kötü, en iğrenç şeyi yaşamaktadır ve bu çocukların en az zararla bu iğrençliği yaşatan pedofililerden kurtarılması gerekmektedir.